Stok Affı Konusunda Bilinmesi Gerekenler ve Muhasebe İşlemleri-(3)

18.08.2016 tarihinde yayımlanan,“Stok Affı Konusunda Bilinmesi Gerekenler ve Muhasebe İşlemleri – (1)” başlıklı yazımızda, “Faturasız Satın Alınan Malların Kayda Alınması” konusunu,29.08.2016 tarihinde yayımlanan “Stok Affı Konusunda Bilinmesi Gerekenler ve Muhasebe İşlemleri – (2)”başlıklı yazımızda ise “Faturasız Satın Alınan Makine, Teçhizat ve Demirbaşların Kayda Alınması”konularında bilgi aktarmıştık.

Bu yazımızda ise stok affıyla ilgili, 6736 sayılı Kanun’un 6/2-a maddesi kapsamında, faturalı alınıp faturasız satılmış malların kayıtlardan çıkarılmasıyla ilgili bilgi aktarmaya çalışacağız.

6736 Sayılı Bazı Alacakların Yapılandırılmasına İlişkin Kanunun 6.  maddesinin 2.  fıkrasının (a) bendi ile, işletmelere ve (b) bendi ile eczanelere,  tanınan önemli imkânlardan biri de kayıtlarda yer aldığı halde işletmede bulunmayan alılmsatım mallarının (faturalı olarak alınıp faturasız olarak satılmış emtianın) fatura düzenleyerek işletme kayıtlarından çıkarılabilecek olmasıdır. Bu yazımızda, düzenlemenin işletmeleri ilgilendiren yönleri üzerinde duracağız.

 

  1. FATURALI ALINIP FATURASIZ SATILMIŞ MALLARIN KAYITLARDAN ÇIKARILMASI

 

3.A- İŞLETMELER AÇISINDAN

 

Faturasız mal satışı kavramı nedir?

Kısaca, faturalı olarak alınmış ticari malların, hammaddelerin veya üretilen mamullerin (ayakkabı, makine, daire, dükkân vb.), alıcıya faturasız olarak teslim edilmesidir.

Maliye idaresi de dahil biliyoruz ki; bazı işletmeler, faturalı aldıkları malların ya da ürettikleri mamullerin bir kısmını faturasız satmaktadırlar. Hatta bazı işletmeler, KDV ödememek için fiilen mal almadıkları halde yalnızca ilgili faturanın KDV’sinin bir bölümünü ödeyerek fatura satın almaktadırlar. KDV ödemekten kaçınmak amacıyla işletmeler tarafından tercih edilen her iki yöntem, “kayıtlarda yer aldığı halde işletmede bulunmayan mal” kavramını, daha açık anlatımla “kaydi stok – fiili stok” uyumsuzluğunu ortaya çıkarmaktadır. Bu uyumsuzluk, olası bir vergi incelemesinde ortaya çıkacak vergi ve cezaların kaynağını oluşturmaktadır.

 

Faturasız mal satışının vergisel sonuçları nedir?

Soruyu kısaca yanıtlayacak olursak: Olası bir vergi incelemesinde, işletmenin, kayıtlarında olduğu halde gerçekte bulunmayan mallar saptanır. İncelemeyi yapanlar açısından, işletme kayıtlarında uzun süre hareket görmemiş(donuk) alınan sipariş avansı hesabının bakiyesi, ortaklara borçlar hesabı üzerinden kaynağı belirsiz çek ve senet girişlerinin bulunması ya da tapu kayıtları ile düzenlenen faturaların uyumsuzluğu faturasız mal satışının kaynağını oluşturur.

Bu durumda, faturasız satıldığı tespit edilen mallarla ilgili, aynı dönemde faturalı olarak satılmış aynı türden mallar için belirlenen gayrisafi kârlılık oranı dikkate alınarak, işletmenin kendi kendine fatura düzenlemesi(+KDV) sağlanır. Faturaya konu olan malın maliyet bedeli dikkate alınarak, maliyet bedeli ile satış bedeli arasındaki olumlu fark matrah farkı olarak saptanır. Duruma göre, matrah farkının bir ya da üç katı tutarında vergi ziyaı cezası kesilir (VUK 341/ 359). Yine aynı biçimde faturada yer alan KDV’nin bir katı tutarında vergi ziyaı cezası kesilir. Ayrıca, düzenlenen faturanın KDV’li tutarı üzerinden VUK.’nun 353. maddesi uyarınca  % 10’u oranında özel usulsüzlük cezası kesilir.

 

Kayıtlarda yer aldığı halde işletmede bulunmayan mallarla ilgili düzenlemeden kimler yararlanabilecek?

Bütün gelir ve kurumlar vergisi yükümlüleri, ferdi işletmeler, adi ortaklıklar, kollektif şirketler, adi komandit şirketler ile sermaye şirketleri, kooperatifler, iktisadi kamu kuruluşları, dernek ve vakıflara ait iktisadi işletmeler ve iş ortaklıkları bu düzenlemeden yararlanabilecekler.

 

Kayıtlarda yer aldığı halde işletmede bulunmayan mallarla ilgili düzenlemeden hangi tarihe kadar yararlanabilecek?

Kayıtlarda yer aldığı halde işletmelerde bulunmayan emtia (alımsatım malları)  için, 30 KASIM 2016 tarihine (bu tarih dahil) kadar düzenlemeden yararlanılabilecek.

 

Kayıtlarda yer aldığı halde işletmede bulunmayan mallarla ilgili hangi tarih dikkate alınacak?

 Kayıtlarda yer aldığı halde işletmede bulunmayan mallarla ilgili herhangi bir tarih kısıtlaması bulunmamaktadır. Faturasız satışa konu olan malların, 31.12.2015 tarihli bilançolarda yer almış olması gibi bir zorunluluk söz konusu değildir.

 

Faturalı alınıp faturasız satılmış hangi mallar kayıtlardan çıkarılabilecek?

Faturalı satın alınıp faturasız satılmış aşağıdaki gruplara giren mallar kayıtlardan çıkarılabilecek.

 

-150-Direkt İlk Madde ve Malzemeler,

-151-Yarı Mamuller,

-152-Mamuller,

-153-Ticari Mallar,

– İnşaat işletmelerinin (yıllara yaygın inşaat ve onarım işi, kat karşılığı ya da kendi adlarına inşaat yapıp satanlar) varsa inşa edilen ve emtia (alımsatım malı) niteliğindeki taşınmazlar (daire, dükkân vb.) ile üretimde kullandıkları demir, çimento, tuğla gibi ilk madde ve malzemeler ya da yarı mamuller.

 

Beyanda bulunan mükelleflere hangi vergisel avantajlar sağlanacak?

Fatura düzenlenmiş ve bedeli gelir yazılmış alımsatım mallarının daha önceki dönemlerde satıldığının saptanması durumunda, düzeltilmiş stoklarla ilgili olarak geçmişe yönelik tarhiyat yapılmayacağı gibi ceza ve faiz de uygulanmayacaktır.

 

Faturalı alınıp faturasız satılmış demirbaşlar kayıtlardan çıkarılabilecek mi?

Düzenleme, faturalı alınıp faturasız satılmış, makine, teçhizat ve demirbaşların kayıtlardan çıkarılabilmesine imkân tanımamaktadır.

 

Teslimleri KDV’den müstesna olan mallar için, düzenlemeden yararlanılabilecek mi?

Konuya ilişkin, gerek 6736 kanunda gerekse ilgili tebliğde bu konuda açık bir hüküm bulunmamaktadır. Maliyenin konuyla ilgili bizim de katıldığımız, görüşüne göre, teslimleri KDV’den müstesna olan mallar için bu düzenlemeden kesinlikle yararlanılamayacaktır. Bu durumda olan işletmelere, ilgili yıllar için mutlaka matrah artırımında bulunmalarını öneririz.

 

Faturada yer alacak (kayıtlardan çıkarılacak) malların bedelleri nasıl belirlenecek?

Kayıtlardan çıkarılacak malların bedeli yani düzenlenecek faturada yer alacak bedel, söz konusu emtia ile aynı türden olan emtianın gayrisafi kâr oranı dikkate alınarak saptanacaktır. Gayrisafi kâr, net satışlardan, satışların maliyetinin çıkarılmasıyla bulunan tutar, gayrisafi kâr oranı ise, “gayrisafi kâr tutarının net satışlara oranı” biçiminde tanımlanabilir. Gayrisafi kâr oranının yasal kayıtlardan saptanamadığı durumlarda, bağlı olunan meslek odalarının belirleyeceği oranların dikkate alınması gerekecektir.

‘Hatırlanacağı üzere, işletmede bulunduğu halde kayıtlarda yer almayan malların bedeli olarak, bildirim tarihindeki rayiç bedelin dikkate alınacağı belirtilmişti. “Rayiç bedel” kavramı ile uygulamanın sınırları kalın çizgilerle net olarak çizilmişti. Bunun nedeni, söz konusu malların cari yıl ve sonraki yıllarda satılması durumunda (maliyet unsuru olarak dikkate alınılabilecek olması nedeniyle),  vergi matrahında ortaya çıkarabileceği azaltıcı etkiyi kontrol altına almaktı.’

Görüşümüze göre, yukarıda açıkladığımız durum, faturalı alınıp faturasız satılmış mallar için geçerli değildir. Faturasız satış işleminin, önceki dönemlerde gerçekleşmiş olması ve ilgili dönemler için işletmelerin matrah artırımı yapmış olmaları, idarenin elini kolunu bağlayacaktır. Bu sebeple, faturasız alınıp faturasız satılmış mal bedelinin belirlenmesinde, gayrisafi kâr oranının dikkate alınacak olması, uygulamaya ilişkin sınırların işletmeler lehine fazlasıyla esnetildiği anlamına gelmektedir.

6736 Sayılı Kanun’un 6. maddesinin gerekçesine baktığımızda düzenlemenin amacının; “…faturalı olarak alınıp kayıtlara geçen ancak belge düzenlemeksizin satılan malların halen stokta gözükmesi nedeniyle oluşan gerçek dışılığın, fatura düzenlenerek kayıt ve beyanlara gelir olarak intikal ettirilmesi ve sonuç olarak kayıtların düzelttirilmesi” olduğunu söyleyebiliriz.

 

Mal bedelinin belirlenmesinde kritik noktalar:

Öncelikle şunu belirtelim, geçmiş dönemde faturasız olarak satılmış bir malın satıldığı dönem kayıtlarına geriye dönük intikal ettirilmesi teknik olarak olanaksızdır. Geçmiş dönemlerde faturasız satılmış malların bu dönemde kayıtlardan çıkarılabilmesi kayıt yönüyle bu dönem satışıymış gibi işleme alınmasıyla mümkündür. Tebliğde de konunun bu yönüne atıf yapılmaktadır. Dolayısıyla, kayıtlardan çıkarılacak mallarla ilgili gayrisafi kârlılık oranı ve bu oran dikkate alınarak oluşacak kâr aslında önceki dönemlerde elde edilmiş ancak kayda alınmamış kârdır. Kanunun, ‘ilgili maddesinden yararlanacaklar için bu işlemin normal satış işleminden farkı yoktur’ şeklindeki hükmü, biçimsel açıdan geçerlidir. Bu anlamda kanun maddesindeki gayrisafi kâr vurgusunun bağlayıcılığı yoktur.

Faturasız satışın yapıldığı dönemlerle ilgili, hem Gelir ve Kurumlar yönünden matrah artırımında hem de KDV artırımında bulunulması durumunda, gayrisafi kârlılık oranının eksik hesaplanması bir anlam taşımayacaktır. Çünkü artırımlarla maliye, bir anlamda kendi elini kolunu bağlamıştır. İdarenin konu üzerinde ısrarcı olması, faturasız satış üzerinden hesaplanan kârı cari dönemle ilişkilendirmek istemesi ve matrah ve vergi farkı çıkarması, konunun vergi mahkemesine taşınmasına neden olacaktır. Yazdıklarımızdan “gayrisafi kârlılık oranını dikkate almayın” sonucu çıkarılmasın. Biz yalnızca düzenlemedeki boşluğa dikkat çekmek istiyoruz.

 

Tescile Bağlı Satışı Olanlarda Durum Değişik

Tescile bağlı satışlarını faturasız yapan inşaat firmaları açısından idarenin elinin daha güçlü olduğunu söyleyebiliriz. Bu nedenle,  örneğin 2014 yıllında banka kredisi ile satışı ve tapu işlemleri yapılmış bir daire için bu kanun kapsamında düzenlenecek faturanın banka kredisi tutarından az olmaması gerekir. Çünkü ilgili yıl için matrah ve vergi artırımında bulunmanız sizi kurtarmayacaktır. Cari dönemle ilgili incelemeye alındığınızda, durum saptanırsa söz konusu dairenin 2016 yılında fiilen kullanılmaya başladığı yönünde terse doğru bir eleştiri alabilirsiniz. Bu da size matrah ve vergi farkıyla birlikte ceza olarak yansır. Önerimiz, bu durumda olan işletmeler, faturasız satışa konu edilmiş taşınmazların; biliniyorsa gerçek satış bedelini, banka kredisi ile satılmışsa kredi tutarını, bunlardan hiçbiri bilinmiyorsa taşınmazın emlak vergisi değerini dikkate alsınlar.

Faturasız satışın yapıldığı dönemlerle ilgili, hem Gelir ve Kurumlar yönünden matrah artırımında hem de KDV artırımında bulunulmamış olunması durumunda, gayrisafi kârlılık oranının eksik hesaplanması önem taşımaktadır. Örneğin, artırımda bulunmadığınız yılla ilgili incelemeye alındınız ve 1.000.000 tutarında faturasız satışınız olduğu saptandı. Aynı dönemdeki aynı türden malları %10 gayrisafi kârlılık oranı ile sattığınız görüldü. Matrah ve vergi artırımında bulunmamakla birlikte yasanın faturasız mallarla ilgili hükümlerinden yararlanmışsanız ve faturasız satış tutarınız incelemede saptanan tutar kadarsa ve gayrisafi kârlılık oranını da %10 uygulamışsanız, belgeleri vergi incelemesi yapanlara göstermeniz durumunda herhangi bir ceza işlemiyle karşılaşmazsınız. Eğer faturasız satışlarla ilgili yasa hükmünden yararlandığınızda %10 değil % 5 gayrisafi kârlılık oranını dikkate almışsanız, %5’lik fark kadar cezalı tarhiyatla karşı karşıya gelebilirsiniz. Aynı durum faturasız satışa konu edilmiş malların bedelinde ortaya çıkacak fark için de geçerlidir.

 

Fatura kim adına düzenlenecek?

 Faturanın alıcılar bölümüne, “Muhtelif Alıcılar (6736 sayılı Kanunun 6/2 maddesi çerçevesinde düzenlenmiştir)” ibaresi yazılacaktır.

 

Muhasebe işlemleri nasıl olacak?

Tebliğde yer alan örnek üzerinden hareket edersek,

Sinop’ta bulunan (Y) Limited Şirketi, kayıtlarında yer aldığı stoklarında mevcut olmayan emtialarını faturalandırarak kayıtlarını fiili duruma uygun hale getirmek istemektedir. Şirketin, ticaretini yaptığı genel oranda KDV’ye tabi olan (A) malının kayıtlarda bulunan ancak stoklarda yer almayan miktarı 20 ton olup kendi kayıtlarına göre bu malın birim maliyeti 15 TL/Kg ve gayrisafi kârlılık oranı ise %10’dur.

 

(Y) Limited Şirketi bu mala ilişkin düzenleyeceği faturada 330.000 TL satış bedeli ve 59.400 TL KDV gösterecektir. Düzenlenen bu faturanın muhasebe kayıtlarına intikali aşağıdaki şekilde olacaktır.

________________________________ 15.11.2016 _____________________

689 DİĞER OLAĞANDIŞI GİD. VE ZAR. 389.400 TL

(Kanunen Kabul Edilmeyen Gider)

600 YURTİÇİ SATIŞLAR 330.000 TL

(6736 sayılı Kanunun 6/2 maddesi)

391 HESAPLANAN KDV 59.400 TL

________________________________ / _____________________________

 

Bu kayıtta yer alan 689 numaralı hesap yerine gerçek duruma uygun olması hâlinde diğer hesaplardan; kasa, bankalar, alınan çekler, alıcılar veya alacak senetleri hesaplarından biri kullanılabilecektir. Örneğin, faturasız yapılan satış karşılığında alacak senedi alınmış ancak söz konusu senet kayıtlara alınmamış ancak müşteriye ciro edilmiş veya bankaya tahsile verilmiş ise kayıt aşağıdaki şekilde olacaktır.

________________________________ 15.11.2016  _________________

121 ALACAK SENETLERİ 389.400 TL

600 YURTİÇİ SATIŞLAR 330.000 TL

(6736 sayılı Kanunun 6/2 maddesi)

391 HESAPLANAN KDV 59.400 TL

________________________________ / __________________________

 

Bize göre, faturasız satış karşılığı alınan, 389.400 TL tutarındaki alacak senedi, önceden kayıtlara alınmış ve müşteriye ciro edilmiş veya bankaya tahsile verilmiş ise,

________________________________ 30.12.2015 _________________

121 ALACAK SENETLERİ 389.400 TL

340 ALINAN SİPARİŞ AVANSLARI 389.400 TL

 

________________________________ / ___________________________

 

121 Alacak Senetleri yerine 340/440 Alınan Sipariş Avansları hesabı kullanılabilecektir.

 

________________________________ 15.11.2016 / _________________

340 ALINAN SİPARİŞ AVANSLARI 389.400 TL

600 YURTİÇİ SATIŞLAR 330.000 TL

(6736 sayılı Kanunun 6/2 maddesi)

391 HESAPLANAN KDV 59.400 TL

________________________________ / __________________________

 

Kayıtlarda yer aldığı hâlde işletmede bulunmayan emtia nedeniyle düzenlenen faturalar, işletme hesabı esasına göre defter tutan mükelleflerce yasal defterlerine gelir olarak işlenecektir.

 

 

Hesaplanan katma değer vergisi nasıl bildirilecek? Ne şekilde ödenecek?

 

 

Örnek: 

Gerze’de bulunan (BB) Limited Şirketi, kayıtlarında yer aldığı hâlde stoklarında bulunmayan emtialarını faturalandırarak kayıtlarını fiili duruma uygun hale getirmek istemektedir. Şirketin, ticaretini yaptığı genel oranda KDV’ye tabi olan (A) malının kayıtlarda bulunan ancak stoklarda yer almayan miktarı 20 ton olup kendi kayıtlarına göre bu malın birim maliyeti 15 TL/Kg ve gayrisafi kârlılık oranı ise %10’dur.

 

(BB) Limited Şirketi bu mala ilişkin Kasım ayında düzenleyeceği faturada 330.000 TL satış bedeli ve 59.400 TL KDV gösterecektir. Şirketin Kasım dönemi satışları ve KDV durumu aşağıdaki gibidir.

  1. a)     Ödenecek KDV Çıkmaması Durumu

 

%18 KDV’ye tabi yurtiçi satışları(330.000 TL’lik satış hariç) : 1.000.000
Hesaplanan %18 KDV(59.400 TL’lik KDV hariç) : 180.000
Faturasız satışların düzeltilmesi için düzenlenen fatura tutarı : 330.000
Faturasız satışların düzeltilmesi için düzenlenen faturanın KDV’si : 59.400
:
Önceki dönemden devreden indirilecek KDV : 200.000
Bu döneme ait indirilecek KDV : 100.000
:
Hesaplanan KDV Genel Toplamı : 239.400
İndirimler Genel Toplamı : 300.000
:
Sonraki döneme devreden KDV 60.600

 

Kayıtların düzeltilmesi için düzenlenen faturanın beyan edildiği dönemde ödeme çıkmaması yani Sonraki döneme devreden KDV bulunması durumunda Katma değer vergisi beyannamesi aşağıdaki gibi oldurulacaktır.

 

  1. b)Ödenecek KDV Çıkması Durumu

 

%18 KDV’ye tabi yurtiçi satışları(330.000 TL’lik satış hariç) : 1.000.000
Hesaplanan %18 KDV(59.400 TL’lik KDV hariç) : 180.000
Faturasız satışların düzeltilmesi için düzenlenen fatura tutarı : 330.000
Faturasız satışların düzeltilmesi için düzenlenen faturanın KDV’si : 59.400
:
Önceki dönemden devreden indirilecek KDV : 70.000
Bu döneme ait indirilecek KDV : 100.000
:
Hesaplanan KDV Genel Toplamı : 239.400
İndirimler Genel Toplamı : 170.000
:
Ödenecek KDV -69.400

 

 

Kayıtların düzeltilmesi için düzenlenen faturanın beyan edildiği dönemde ödeme çıkmaması yani Sonraki döneme devreden KDV bulunması durumunda Katma Değer Vergisi beyannamesi aşağıdaki gibi oldurulacaktır.


Görüleceği üzere ödenmesi gereken toplam KDV, 69.400 TL’dir. Bu tutarın 10.000 TL’lik kısmı normal satışlar nedeniyle ödenecek olan KDV, 59.400 TL’lik kısmı ise kayıtlardan çıkarılan mallar için düzenlenen faturaya ait KDV’den oluşmaktadır. İşte bu noktada şu deniliyor, normal satışlardan doğan 10.000 TL’lik KDV’ yi 26 Aralık tarihi mesai saati bitimine kadar ödeyeceksin. Kanun, kalan 59.400 TL’lik KDV’yi peşin ödeyebileceğin gibi 3 eşit taksitte de ödeyebilirsin diyor. Bu noktada tercih yükümlüye bırakılıyor. Eğer yükümlü bu tutarı, peşin ya da 3 eşit taksit halinde ödemek istiyorsa, yukarıdaki beyannameye ek olarak aşağıdaki beyannameyi de verecek. Daha açık anlatımla, ister peşin ödeme ister taksitli ödeme tercih edilsin, ilgili ay KDV beyannamesinin “ödenmesi gereken katma değer vergisi” satırında bir tutar yazıyorsa mutlaka aşağıdaki ek beyan verilecek.

Kayıtlardan çıkarılan mallar için ödenmesi gereken 59.400 TL; 24 Aralık 2016 tarihi mesai saati bitimine kadar peşin ödenebileceği gibi, ilk taksit tutarı 24 Aralık 2016, ikinci taksit tutarı 24 Şubat 2017, üçüncü taksit tutarı 24 Nisan 2017 tarihlerinde ödenecektir.

6736 Sayılı Kanunun 6/2-a maddesi kapsamında, 30.11.2016 tarihinde düzenlenecek fatura nedeniyle ödenecek KDV çıkması durumunda ödeme, 24.12.2016 tarihine kadar yapılabilecektir.

Fatura Bs formu ile bildirime konu edilecek mi?

Kayıtlardan çıkarılan malların için düzenlenen fatura tutarı, ilgili dönem Bs formuna alınacak olup, Bs formunun “Soyadı/Adı Unvanı” bölümüne “Muhtelif Alıcılar “, “Vergi Kimlik Numarası” bölümüne (4444 444 444) yazılacaktır.

Yükümlü İçin Çekici Değil

Kayıtlarda yer aldığı halde işletmede bulunmayan alımsatım mallarının ( faturalı olarak alınıp faturasız olarak satılmış malların) fatura düzenleyerek işletme kayıtlarından çıkarılabilmesine imkan tanıyan düzenlemeye yükümlülerin çok ilgi göstereceğini düşünmüyoruz. Bunun en önemli nedeni geçmiş yıllarla ilgili yapılmış olan gelir ve kurumlar vergisi matrah artırımı ile KDV artırımlarıdır. Ayrıca, faturalı olarak alınıp faturasız olarak satılmış ilaçların kayıtlardan çıkarılması konusunda eczanelere tanınan hakların başka işletmelere tanınmamış olması bu kapsamda yapılacak başvuru isteklerinin önündeki en büyük engeldir.

Stok affının eczanelerle bölümü bir sonraki yazımızın konusunu oluşturacaktır.

 

Kaynakça:

1-      213 sayılı Vergi Usul Kanunu,

2-      3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu,

3-      6111 sayılı Kanun ve Genel Tebliğler,

4-      6736 sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılmasına İlişkin Kanun,

5-      1 Seri No’lu Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması Hakkında 6736 Sayılı Kanun Genel Tebliği,